Etiketler

, , ,

Şu anda olmak isteyebileceğim – yaklaşan Konya yolculuğu haricinde – bir yer var: Kopenhag.

Çünkü tam şu anda – ben bu satırları yazarken – insanlık tarihinin belki de en önemli buluşması gerçekleşiyor. Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP15) 7 Aralık 2009’da Kopenhag’da başladı. 1999’da Seattle’daki Dünya Ticaret Örgütü (WTO) protestolarında vatandaşların ve sivil halkın çok uluslu şirketlere ve politikacılara verdiği dersten tam 10 yıl sonra Kopenhag’daki buluşmanın dünyanın en büyük vatandaş eylemine dönmesi bekleniyor.

Gerçek şu ki Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi‘nde masaya yatırılan çözüm önerileri hala eski bir zihniyetin ve global kapitalist sistemin ürünleri. Özellikle de ancak bir geçiş dönemi stratejisi olabilecek – ki öyle bile içerdiği dezavantajları göz önüne almak lazım – karbon ticareti (cap & trade, bakınız Annie Leonard’ın son filmi) ön plana çıkıyor hükümetler ve uluslarası organizasyonlar için. Bakalım COP15’in açılışında gösterilen kısa film politikacıları ve kırılıp dökülmüş bir ekonomik sistemi kurtarmaya çalışanları ikna edebilecek mi?

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

Tabi Kopenhag’daki en heyecanlı olay Birleşmiş Milletler zirvesi değil. Asıl heyecan veren politikacılara ve uluslarası organizasyonlara “eğer siz üstünüze düşeni yapmazsanız, biz vatandaşlar ve NGOlar olarak sorumluluk almaya hazırız, çözümleri konuşmak için buradayız ve sizi de izliyoruz !” mesajını veren binlerce aktivistin tek ses olarak “SİSTEM DEĞİŞİMİ, İKLİM DEĞİŞİMİ DEĞİL” demesi. Gerçekten de geriye dönülemezin eşiğinde insanlık ve büyük resmi görüp parçaları birleştirmenin zamanı geldi de geçiyor bile. İşte Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’yle paralel yürüyen Klimaforum09 – Halkın İklim Zirvesi tam da bunu yapmaya çalışıyor. Günde 10 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen Klimaforum09’u organize edenler kendilerini şöyle tanımlıyor:

Biz, dünyanın her köşesinden endişeli, sıradan vatandaşları temsilen buradayız.

Biz, bürokratlar, politikacılar, işletmeler ve kamu hizmetlileri gibi zorunlu menfaat gruplarını temsil etmiyoruz.

Biz bilim insanlarını, taban eylemcilerini, akademisyenleri, yazarları, sanatçıları ve hayatın her alanından insanları temsil ediyoruz.

Klimaforum09’un arkasındaki fikir insanların, tabandan hareketlerin ve organizasyonların iklim kriziyle ilgili yapıcı çözümleri geliştirebilecekleri açık bir alan yaratmaktır.

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde masaların arkasında oturan zihin ve kalplere de inanıyorum, onlar da insan sonuçta. Ama bu zihin ve kalpleri sınırlayan öyle çok kutu, formalite, kural, üniforma, koşullanma, öyle dar ve kontrollü bir sistem var ki, ben ona güvenemiyorum. O yüzden benim kalbimi pırpır ettiren, ümidime ve inancıma güç katan HALKIN GÜCÜ. İnsanlık tarihinin hiç bir anında bilincin “bir”lik evrimine bu kadar yakın olmamıştık. Yarattığımız global ağın kalp atışlarını duyabiliyorum. Şimdi, şu anda insanlık tarihinin en önemli anlarından birine şahit olduğumuza inanıyorum, siz ne dersiniz?

Eğer siz de COP15’i Türkiye’den katılan bazı dostlarımızın gözünden takip etmek isterseniz size 3 önerim var:

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi – http://uygarozesmi.blogspot.com/

İklim İçin Gençlik – http://cop15.iklimicingenclik.com/

Küresel Ekoköyler Ağı (GEN) Avrupa Genel Kurulu üyesi Deniz Dinçel (Sinek Sekiz kendisinin ingilizce mesajlarını Türkçeleştiriyor) – http://sineksekiz.wordpress.com

Reklamlar