Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

Yılın bu zamanlarını pek severim, hele bir de yavaşlayıp sona eren yılı gözden geçirecek, yeni gelen yıl için niyetlerimi belirleyecek kadar vaktim varsa. Bu yıl bu vakti yarattım kendim için, çünkü sonların ve başlangıçların önemine, değerine, kutlanması gerektiğine kalpten inanıyorum.

Ben 2009 için değerlendirmemi yapıp 2010 için niyetlerimi yazdım yazmasına ama yeni yıl bahanesiyle uzun süredir aklımda olan bir yazıyı da buradan paylaşmak istiyorum. Eğer kazara yolunuz bu bloga düşmüşse büyük ihtimal sürdürülebilir bir yaşamın hayalini kuruyorsunuz siz de. Öyleyse işte 2010’da yeryüzüne biraz daha uyumlu, keyifli, sağlıklı yaşamak için atabileceğimiz küçük adımlar…

1. Bisiklet kullanın!

Yerel ulaşım için en keyifli, en pratik çözüm. Şehir trafiğine bisikletle çıkılmaz demeyin, vatandaşlar olarak bisiklete binme hakkımızı savunmalıyız, ve ne kadar çok kişi bisikletle çıkarsa yollara, yerel yönetimler buna seyirci kalmayıp bisiklet yolları tahsis edecektir. Tüm dünyada olduğu gibi İstanbul’da da düzenlenen Critical Mass (Kritik Çoğunluk) Hareketine bir göz atmanızı öneririm. Her ayın en son Cumartesi günü İstanbul’da Göztepe parkında bisiklet hakları için pedal çevirenlere katılabilirsiniz.

2. Uçak yerine tren

Uçak firmaları kırasıya rekabet içinde fiyat kırarken uçmamak kolay değil, biliyorum. Ama mümkünse uçak yerine mesela trenle seyahat etmek tercih edilebilir. Deneyin, seveceksiniz. Sürdürülebilir yaşamın ilkelerinden biri içinde kendimizi kaybettiğimiz hızımızı biraz kesmek ve hayatın doğal ritmine dönebilmek. İnanın bana trenin yumuşak salınımı sizi hayatın doğal ritmine daha yakınlaştıracak.

3. Yerel, organik, mevsimlik yiyecekler

Yaşasın yerel organik gıda hareketi! Göz nuru el emeği ile, özveriyle yetiştirilmiş organik yiyecekler gibisi yok…hele de yerelinizde yetişmisse. Şehirde yaşayan birinin yapabileceği en büyük katkı iyi, temiz, adil gıda tüketmek. Hem artık Türkiye’de sayıları giderek artan ekolojik pazarlarda taze ve ekonomik organik gıdaya ulaşmak mümkün. İstanbul (Şişli Feriköy ve Kartal’da, üçüncü ekolojik pazar yakında Maltepe’de açılıyor), Ankara, Samsun, Bodrum, Bursa ekolojik pazarları olan şehirler arasında…Eğer yaşadığınız yerde ekolojik bir pazar yoksa bunu yerel yönetiminizden talep edebilirsiniz.

4. Su matarası ve bez torba

Bu harika ikili plastik kullanımınızı büyük ölçüde azaltacak basit bir çözüm. Kendinize bir su matarası ve alışverişelerinizde kullanmak üzere bir kaç bez torba edinin. Ve bunları çantanızdan hiç bir zaman eksik etmeyin. Alışmanız biraz zaman alacak ama doğadaki binlerce canlının hayatına mal olan plastikten vazgeçmenin dayanılmaz hafifliğini çok seveceksiniz.

5. Bilinçli tüketim

Tükettiğimiz her şeyin bir üretim hikayesi var. Genelde bu hikayede bizim hayal edebileceğimizden daha fazla enerji, su, doğal kaynak harcanıyor ve doğal hayatı yıkıma uğratan bir atık problemi oluşuyor. Çılgınca ama sürekli büyümeye odaklı, er geç balon gibi patlayacak global bir ekonomik sistemin tüketimi pompalamasına aldanmamak lazım, çünkü doğal kaynakları yerine koymadan tükettiğimiz sürece yeryüzünden ve gelecek nesillerden borç alıyoruz. Her ne kadar bu çılgın sistemin dışında kalmak mümkün olmasa da ihtiyacımız kadar tüketerek, iyi, adil ve temiz ürünleri seçerek sistemin dönüşümünde etkin bir rol oynayabiliriz.

6. Dönüştür, yeniden kullan, paylaş

Bilinçli tüketmek aynı zamanda az tüketmek demek. Ama az tüketmek demek ihtiyaçlarımızdan vazgeçmek anlamına gelmiyor. Yüksek yaratıcılığımızı ve zekamızı kullanarak elimizde varolanlarla basit çözümler bulmak mümkün. Artık kullanmadığımız eşyalarımızı çöpe atmaktansa dönüştürüp yeniden kullanmak mümkün. Ya da en azından bu eşyaların el değiştirip ihtiyacı olan başka birinin kullanımına sunulması düşünülebilir. Bunu mümkün kılan freecycle ağına mutlaka üye olmanızı öneririm. Kullanılmış eşyaların bedava değişimini sağlayan freecycle’in Ankara, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, İstanbul, İzmir ve Sinop’ta yerel ağları var. Bu ağların e-posta gruplarına buradan ulaşabilirsiniz.

7. Yavaş yaşa

Kendiniz için, sevdiklerinizle birlikte olmak için, dinlenmek, oyun, öğrenmek ve hayatınızı dinlemek için zaman ayırın, zaman yaratın. Sahip olduğumuz tek şey içinde olduğumuz an, hayatı ertelemeyin.

8. Toprak üret

Permakültürde beni en çok heyecanlandıran konu toprağı anlamak ve toprağın oluşumuna yardımcı olmak. “Biz bitkiyi değil, toprağı yetiştiririz” diyor bir çiftçi. Ve toprağınız ne kadar zengin, ne kadar sağlıklıysa bitkileriniz, ağaçlarınız, yiyecekleriniz, kendiniz o kadar sağlıklı olursunuz. Ayrıca ormanların kaybı ve endüstriyel tarımın etkisiyle toprağın en zengin üst tabakasının giderek yok olduğunu hatırlarsak ekosistemin iyileşmesi için mutlaka yapmamız gereken bir şey doğaya toprağın oluşumu için destek olmak. Bunu da en kolay organik atıklarımızı kompost haline getirerek yapabiliriz. Kompost yapımına buradan bir başlangıç yapabilirsiniz.

9. Permakültür

Hayatınız, hayata bakış açınız değişecek! Hazır topraktan laf açılmışken permakültürden bahsetmeden olmaz. Ekosistemin bir parçası olarak, ekosistemin iyileşmesine yardımcı olarak, akıllı, üretken, sağlıklı, keyifli nasıl yaşayabilirsiniz? Bir an önce permakültürü araştırıp öğrenmeye başlayın. Ve paylaşmaya…bugün bir merak olarak başlasa da yakın gelecekte hayatta kalmamız için önemli bir pratik olacak permakültür. Özellikle yakında Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanan Marmariç Permakültür’ü takip edin. Ve permakültür etkinliklerini takip etmek istiyorsanız Permakültür Türkiye yahoo grubuna katılın.

10. Birlikte olmak

Dostlarınızla, komşularınızla bir araya gelin, potlaçlar düzenleyin, sizin için önemli olan konularla ilgili sohbetler yapın, birlikte daha çok vakit geçirin.

11. Yaşamla, evrenle, manayla, kendinizle bağlantı

Bu benim spiritüellik tanımım. Varoluşun büyüsü ve heyecanı ile bağlantıyı her an hatırlamak iyi ve temiz bir yaşam sürmek, en önemlisi büyümeye ve evrimleşmeye devam edebilmek için çok önemli. Bağlantıyı kaybettiğinizi farkettiğiniz anda yapabileceğiniz ne varsa yapın, meditasyon yapın, çocuklara bakın, toprağı koklayın, günlüğünüzü açın, dans edin…ne yapmanız gerekiyorsa onu yapın.

12. Dahil edin

Türkiye’de pek sık hatırlamasak da yerel yönetimler bize hizmet için varlar. Yerel yönetimlerle bağlantı kurun, onları bilgilendirin, onlara yapabilecekleri hizmetler için ilham verin. Yerel yönetiminizden daha çok yeşil alan, bisiklet yolları, geri dönüşüm hizmeti, şehirde gıda üretilebilecek bahçeler, yenilenebilir enerji talep edin.

13.  Çocukları sevin, yarıştırmayın

Çocuklarımız çok garip bir çağa doğdular, bir geçiş çağına. Krizde olan sistemlerden birinin de daha baştan hatalı tasarlanmış eğitim sistemi olduğunu pekala biliyoruz, biliyoruz ama yine de çocuklarımızın bu at yarışına dönmüş eğitim sisteminin dişleri arasında öğütülmesine göz yumuyoruz. Çocuklar sevilmek, korunmak, koklanmak içindir; daha hayatın başlangıcında onların ruhunu ve yaratıcılığını köreltmeyelim. Ülkemizde de alternatif eğitimle ilgili girişimler var. Ne yapabilirim diyorsanız Alternatif Eğitim Derneği ve Eğitim Sanatı Dostları Derneği’ni takip edebilirsiniz.

14.  Öğrenin ve katılın

Hem dünyada hem ülkemizde yeni bir yaşam felsefesi, sürdürülebilir bir yaşam için çalışan, öğrenen, üreten binlerce insan, organizasyon ve network var. Şu anda bu yeni dünya düzeni oluşuyor, siz de bunun bir parçası olun. Türkiye’de takip etmenizi önereceğim, güzel işler yapan bazı organizasyonlar ve ağlar şunlar:

Slow Food

Slow Food Gençlik Gıda Hareketi

Fikir Sahibi Damaklar

Pembe Domates Ağı

Meyve Mirası

Marmariç Permakültür

Permakültür Türkiye iletişim grubu

Sinek Sekiz Yayınevi

İklim için Gençlik

Buğday Derneği

15. ve son olarak, kendinizi bu kadar ciddiye almayın – nefes alın, zorluklardan öğrenin ve yola devam!

Sözü yıllar önce ilk okuduğumdan beri bana ilham veren ve rehberlik yapan bir kehanetle bitirmek istiyorum. Amerika’daki Hopi kabilesinin bilgeleri tarafından verildiği inanılan bu mesaj sanki tam bugünü tarif ediyor…

2010 yılınız ışık ve ilham dolu olsun, kendi gerçeğinize yürüme cesareti bulacağınız bir yıl olması dileğiyle…

11. saat

İnsanlara bunun 11. saat olduğunu söylemekteydiniz

Şimdi geri dönün ve onlara deyin ki bu o saattir

ve düşünülmesi gereken konular var:

Nerede yaşıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

İlişkileriniz nasıl?

Doğru ilişkide misiniz?

Suyunuz nerede?

Bahçenizi bilin

Şimdi doğrunuzu konuşmanın zamanı

Topluluğunuzu yaratın

Birbirinize iyi davranın

ve lideri dışınızda bir yerde aramayın

Bu iyi bir zaman olabilir!

Şimdi çok hızlı akan bir nehir var

O kadar büyük ve süratli ki ondan korkanlar olacaktır

onlar kıyıya tutunmaya çalışacaklar

paramparça olduklarını hissedecekler, çok canları yanacak

Bilin ki bu nehrin varacağı bir yer var

Bilgeler diyor ki kendimizi koyuvermeliyiz

nehrin akışına

gözlerimiz açık

başımız suyun üstünde

kim orada sizinle görün ve kutlayın

tarihin bu noktasında hiçbir şeyi kişisel alamayız

hele hele kendimizi

bunu yaptığımızda spiritüel gelişimimiz ve yolculuğumuz duracaktır

yalnız kurdun zamanı geçti! Biraraya toplanın!

Mücadeleyi sözcük dağarcığınızdan ve tavrınızdan çıkarın

Şimdi her yaptığımız kutsal bir tutum ve kutlamayla yapılmalı

Çoktandır beklediğimiz onlar, biziz!

Reklamlar