Etiketler

, , , , , ,

Arredamento Mimarlık dergisinin Nisan 2011 sayısı için permakültürün sosyal boyutuyla ilgili oldukça kapsamlı bir yazı yazdım.

Hep söylüyorum, sürdürülebilir yaşam ve permakültür denince ekoloji, tarım, yani işin fiziksel boyutuna odaklanıyoruz ve insan ilişkileri boyutunu, yani “soft” yumuşak kısmını atlıyoruz, ya da gereken özeni ve dikkati vermiyoruz. Halbuki ne yaparsak yapalım önce insan boyutu belirliyor ortaya çıkan hizmetin kalitesini ve sürdürülebilirliğini, çünkü kişisel ve kolektif farkındalık ve yaratıcılıkla ilgili herşey…

Katılımcı grup süreçlerinden hediye kültürüne, kolektif zekadan Geçiş Süreci Hareketi’ne kadar pek çok başlığa değindiğim yazımı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum:

Çoktandır Beklediğimiz Onlar, Biziz

iyi okumalar!