Kadınlar Şifadır Yas Çemberi
29 Nisan – 1 Mayıs 2016
Sundance Camp, Tekirova

yas

“Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var?
Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun.
Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.”
Birhan Keskin

Yası tutulmayan ve paylaşılmayan acılar, kayıplar, hayal kırıklıkları, onları görmezden geldiğimizde kaybolup gitmezler; onları görüp onurlandırabileceğimiz en doğru zaman gelene kadar psişemizde ve vücudumuzda yer bulup bize eşlik ederler. Bunun çoğu zaman farkında olmayan bizler ise bu görünmez yükün altında ezilir, kendimizi bağımlılıklarımızla uyuşturarak ve giderek artan bir meşguliyet halinde, tam isimlendiremediğimiz bu duyguyla yüzleşmekten kaçınırız.

Halbuki acılarımız ve kayıplarımız için yas tutmak insan olmanın doğası gereğidir; bir şeyleri sevdiğimiz ve değer verdiğimiz anlamına gelir. Yas korktuğumuz gibi depresyona yol açmaz; bilakis yasların tutulamaması kalplerin katılaşmasına ve depresif ruh hallerine sebep olur. Yas, aslında gerektiği gibi yaşandığında ve ifade bulduğunda güçlü bir yaşam enerjisi açığa çıkar ve kişi yaşama daha sıkı bağlanır. Yası ve ölümü reddetmekten vazgeçerek, yaşam için duyduğumuz derin tutkuyu yeniden hissedebilir, kim olduğumuzu, nereye ait olduğumuzu ve kutsal olanı yeniden hatırlayabiliriz. Yas, yaşamla, başkalarıyla ve kendi ruhumuzla duygusal bir yakınlık kurabilmenin temel adımlarından biridir.

Yasın tutulması için zaman ve alan açmak gerekir ki maalesef modern yaşamın içinde bu çok mümkün olamamaktadır. Ayrıca yas, kadim kültürlerde kolektif olarak pratik edilmiş, yas tutan kişi ait olduğu topluluk tarafından desteklenmiştir. Yas ritüelleri periodik olarak yapılmış ve bünyede biriken acılar bu ritüeller aracılığıyla temizlenmiştir. Şimdilerde ne yasımızı tutmak için kendimize alan ve zaman tanıyoruz, ne de bunu kolektif olarak dayanışarak yapabiliyoruz. Böylece tutulmamış yaslar içimizde birikerek bizi ağırlaştırmaya ve katılaştırmaya, biz de bu duyguyla nasıl yüzleşeceğimizi bilemediğimiz için kendimizi uyuşturmaya ve meşgul tutmaya devam ediyoruz.

O zaman yas çemberinde kendimize ve birbirimize şu soruları soracağız:

– Şu anda kalbimi yumuşatacak ve güçlendirecek hangi yasımı ifade etmeye ihtiyacım var?
– Bugün burada hangi yasım, kaybım, acım, hayal kırıklığım onurlandırılmak istiyor?
– Şahitliğime, şefkat ve dikkatime ihtiyacı olan hangi parçamı eve geri çağırmalıyım?

Kadınlarla yapacağımız bu yas çemberinde tutulmamış yaslarımızı yaşayabilmek ve acılarımızı hissedebilmek için kendimize güvenli ve samimi bir alan açacağız. Çember (the way of council), dans, resim, yazı, meditasyon gibi pratiklerle iç yolculuğumuzu derinleştirecek, adım adım yas ritüeline hazırlanacağız. Ve zamanı geldiğinde sevdiğimiz ve kaybettiğimiz, insan olarak hakettiğimiz ama bize hiç verilmemiş herşeyi gözyaşlarımızla onurlandırarak yas sunağımıza, hayatın ve birbirimizin şahitliğinde bırakacağız.

Bu süreçte kendimize ve birbirimize derin dinleme ve şahitlik armağanını vereceğiz. Yargılamadan, akıl vermeden, tamir etmeye çalışmadan, var olanı olduğu gibi kabul ederek, görülmek ve bilinmek isteyene tüm dikkatimizi vereceğimiz şifalı bir karşılaşma yaşayacağız. Hem kişisel yaslarımızı tutacağız, hem de dünyada ve topraklarımızda yaşanan sistemik çöküşün ve bunun sonucu olan ekolojik ve sosyal kıyımdan kaynaklanan kolektif yası ifade etmenin yollarını araştıracağız.

Etkinlik açılış: 29 Nisan 2016 Cuma, 16:00
Etkinlik kapanış: 1 Mayıs 2016 Pazar, 16:00
Katılımcılardan etkinliğin tamamına katılmaları beklenir.

Etkinliğe katılım bedeli 300 TL + 2 günlük konaklama (konaklama opsiyonları için Etkinlik Mekanı bölümüne bakın lütfen)

Sorularınız için filizatbaraka@gmail.com adresine yazın lütfen.
Başvuru formu: http://goo.gl/forms/x9WwIh06Am

KOLAYLAŞTIRICI: FİLİZ TELEK
hawk

Filiz Telek yaklaşık 15 senedir gruplarla kolektif bilinç ve ortak akıl süreçleri üzerine çalışıyor. Kişisel farkındalık yolculuğuna çıktığından beri öğrendiklerini ve keşfettiklerini yazarak, fotoğraflayarak, kolektif öğrenme süreçleri tasarlayıp kolaylaştırarak paylaşan Filiz, bir yandan da yaşamın kutsallığını ve güzelliğini, her an ruhumuzdan yansıyan olasılıkların varlığını bize hatırlatan yaratıcı ifadelerin üretiminden keyif alıyor. 2010 yılında çıktığı kişisel şifa yolculuğunda temas ettiği dişi özünün rehberliğinde, 2013 yılında vizyonerliğini yaptığı ‘Kadınlar Şifadır’ (Women are Medicine) çemberinin tohumlarını ekti ve dünyanın farklı yerlerindeki kızkardeşleriyle birlikte bu tohumları filizlendirmeye devam ediyor. 2012’den beri hayati önemini derinden hissettiği yas konusunda öğrenmeye ve pratik etmeye devam ediyor.

ETKİNLİK MEKANI: SUNDANCE CAMP, TEKİROVA
sundance

Sundance Camp, dokunulmamış doğasında tüm canlılarla uyum içinde, çevreye en az zararı verme prensibini güderek alternatif bir tatil anlayışını temsil ediyor.
Ağaçtan ve kerpiçten imal edilen evler ve bungalovlarda, doğanın sesini dinleyerek uyumak, güneş panelleri aracılığıyla ısınan suda yıkanmak, kendi ürettiğimiz reçellerle güne başlamak…
Ata binmek, yürüyüş yapmak ya da ateş başında yıldızları seyretmek…
Bazen de sadece durmak ve dalgaları izlemek…
Tüm bunlar ve daha fazlası için, şimdi vakti dediğiniz an, biz buradayız.
http://www.sundancecamp.com/tr

Konaklama opsiyonları:
Ücretlendirme 29 Nisan akşam yemeği ile başlayıp 1 Mayıs öğle yemeği ile bitecek şekilde 2 gece konaklamayı ve tüm öğünleri içerir.

2 kişilik odalar – 260 TL
3 yada 4 kişilik odalar: 240 TL
2 kişilik ağaç konaklar – WC ve duş dışarıda: 220 TL
Çadır ile konaklama – 160 TL

Bilgi ve konaklama için Sundance Camp ile iletişime geçin lütfen:
telefon: 0242 8214165
email: sundance@sundancecamp.com

Reklamlar